Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Sinema Sinema

Patlamış Mısır Tadında

46 tane "news" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"news" tagli diger ogeler resimler, videolar

Sinemalarda Bu Hafta

Şüphe

Disturbia

 

Kale Brecht, babasının kazayla trajik ölümünden sonra girdiği bunalımı atlatmaya çalışan sorunlu bir gençtir. Asık yüzlü, içine kapanık ve çekingendir. İşlediği küçük bir suçtan dolayı yargıç tarafından ev hapsi cezasına çarptırılır. Annesi Julie ise evin geçimini sağlayabilmek için gece gündüz çalışmaktadır. Tek isteği kayıtsız ve bezgin davranışlarda bulunan oğlunun ihtiyaçlarını karşılayabilmek, ona babasının eksikliğini hissettirmemek ve iyi bir gelecek sağlayabilmektir...DEVAMI>>

 

 

"Kanunsuzlar" ("Outlaw", 2007)

Şiddeti haklılaştırmakla eleştirmek arasında gidip gelen "Kanunsuzlar" ("Outlaw", 2007), karakterlerini kahramanlaştırma tuzağına düşmemesiyle dikkat çekiyor. Sinemada şiddet meselesine kafayı takmış olanlar bu filme bir şans vermeli...DEVAMI>>

 


 

 

Aman Tanrım

Evan Almighty

Tanrı’nın çok özel bir görev yüklediği yeni kişi bu kez, haberciliği bıraktıktan sonra siyasete atılan ve kongreye yeni seçilen Evan Baxter’dır. Geçmişini Buffalo’da bırakarak ailesini Virginia’ya taşımıştır. Ancak oradaki yeni yaşamında Tanrı’nın (Morgan Freeman) aniden karşısına çıkması ve Nuh’un gemisinin benzerini inşa etmesini buyurmasıyla hayatı bir anda altüst olur...DEVAMI>>

 

 

 

 

Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı

Beşinci öğretim yılı için Hogwarts'a dönen Harry, kendilerine Dumbledore'un Ordusu adını veren küçük bir grupla buluşur ve onlara karanlık güçlere karşı nasıl savunacaklarını öğreterek, bu genç ve cesur büyücüleri kendilerini bekleyen olağanüstü savaşa hazırlar...DEVAMI>>

 

 

 

 

 


Fantastik 4: Gümüş Sörfçü'nün Yükselişi

Fantastic Four 2: Rise of The Silver Surfer

Marvel'ın ilk süperkahraman ailesi, şimdiye kadarki en zor görevleriyle karşı karşıyadırlar.
Gizemli galaksiler arası bir haberci olan Silver Surfer, dünyayı yokoluşa hazırlamak...DEVAMI>>

 

 

 

 

 

 


Şeker Kız Candy

I Want Candy

Aşırı sanatsal film hocalarına inat, istedikleri gibi bir film çekmeye kararlı olan geleceğin yapımcısı Joe ve onun yetenekli ancak egzantirik yönetmen arkadaşı Baggy; ellerinde bir başyapıt olduğuna inandıkları senaryoları ile Londra’nın yolunu tutar...DEVAMI>>

 

 

 

 

Ratatouille

Mutfağın en istenmeyen misafiri aşçı olmak isterse...DEVAMI>>

 

 

 

Hostel: Part II

Hastalıklı fantezilerin piyonu olmak
Eli Roth, geçtiğimiz Ocak ayında gösterime giren filmi “Otel”den bir yıl sonra izleyicileri her şeyin başladığı yere geri götürüyor...
DEVAMI>>

 

 

 

Suikastçı

Rouge Assassin - War

 

Ortağı kötü şöhretli suikastçı Rogue tarafından vahşice öldürüldükten sonra, FBI ajanı Jack Crawford kaçak katili bulmaya ve ortağının ölümünün intikamını şahsen almaya yemin eder. Ama Rogue izini kaybettirir, ta ki 3 yıl sonra Çin mafyasının lideri Chang ile Japon Yakuza patronu Shiro arasında kanlı bir savaş başlatmak üzere tekrar ortaya çıkana kadar...DEVAMI>>

 

 

 

Lanetli Bataklık

The Marsh

 

Claire Holloway genç, seçkin ve oldukça başarılı çocuk kitapları yazarıdır. Fakat özel hayatı hiç de kitaplarında anlattığı hikâyelere benzememektedir. Karanlığın ve gölgelerin arasında vahşi görüntüler ona bilincinin gizli köşelerinde işkence çektirmektedir.

Claire’in doktoru işinden bir süre uzak kalıp huzur içinde bir ortamda tatil yapmasını önerir. Rose Marsh Çiftliği işte tam bu huzuru bulabileceği ve kafasını boşaltabileceği bir yer olarak gözükmektedir.

Claire bu yaşamak için ideal yere geldiğinde kafasındaki her problemin yavaş yavaş çözüme kavuşacağını beklemektedir. Oysa herşey gitgide çözülmesi daha zor bir sır olmaya başlamıştır. Açıklayamadığı garip görüntüler, gerçek ve ilüzyon arasındaki korkunç bir dünya onu hapsetmiştir. Btün bu garip dünyayı ise on yaşındaki bir kızın hayaleti yönetmektedir.

İlk uyarılar küçük ve zararsız yaramazlıklar gibi gözükmektedir fakat uyarılar gittikçe daha korkunç ve vahşi bir hal almaya başlar. Claire gördüğü hayaller arasında bu küçük kızın genç ve yakışıklı bir adam tarafından saldırıya uğramasına tanık olur. Belki de bu genç adam küçük kızın ölümüne şahit olmuştur... Küçük kızın hayaleti ile yaşamaya başlayan Claire onun cinayete uğradığını anlatan yakarışları ile bu küçük çiftlik evinde kapana kısılmıştır.

 


Yönetmen
Jordan Barker
Senaryo
Michael Stokes
Oyuncular
Gabrielle Anwar
Justin Louis
Forest Whitaker
William Cuddy
Tür
Korku - Macera
Görüntü Yönetmeni
David Perrault
Müzik
Eric Cadesky
Nick Dyer
Gösterim Tarihi
31 Ağustos 2007 Cuma
Ülke
Kanada
Yıl
2006

 

Cevap Bekliyor!

Artık projede yok!

Ziyi Zhang, Chow Yun-fat ile anılan Waiting projesinde rol almak üzere yapımcılarla görüştü... 

Ha Jin'in ödüllü bir romanından uyarlanan Waiting isimli proje uzun zamandır (altı yıldan fazla) Peter Chan tarafından çekilmeyi bekliyor.

Yeniden hız kazanan projenin oyuncu kadrosuna güzel aktris Ziyi Zhang katılabilir. Projede rol alması beklenen Chow Yun-fat'ın yerini ise genç kuşak oyuncular alabilir.

Yapım, Çin ordusunda doktorluk yapan bir adamın evliliğini ikinci plana atmayı göze alarak genç bir hemşireye aşık olmasını anlatıyor.

Kaynak:Beyazperde 

Yakında"Aşkın Kitabı"

Kaynak:Milliyet

Aşkın Kitabı

Becoming Jane

 

Jane Austen aşka inanmaktadır. Anne ve babası onun 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere, para karşılığı bir evlenme yapmasını arzular. 20 yaşındaki Jane büyüleyici, genç bir İrlandalı olan Tom Lefroy ile tanıştığında, zekası ve cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır. Jane, Lady Gresham’ın yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek mi?

Aşkın Kitabı'nda, edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor.


Yönetmen

Julian Jarrold


Senaryo
Kevin Hood
Sarah Williams


Oyuncular
Anne Hathaway
James McAvoy
Julie Walters
James Cromwell
Maggie Smith
Joe Anderson


Tür
Biyografi - Dram - Romantik


Görüntü Yönetmeni
Eigil Bryld


Müzik
Adrian Johnston


Gösterim Tarihi
07 Eylül 2007 Cuma


Resmi Web Sitesi
http://becomingjane-themovie.com/


Ülke
ABD
İngiltere
İrlanda


Yıl
2007

Yakında"Aşk Tarifi"

Kaynak:Milliyet

Aşk Tarifi

No Reservations

 

Kate, hayatını Manhattan’daki restaurantı yönettiği gibi yönetmektedir. Yemekleri koordine eder, leziz soslar hazırlar. Perde arkasında rahat olan Kate mutfaktan sadece bir yemekle ilgili iltifatları kabûl etmek, ya da onun tekniğini sorgulamaya cüret eden bir müşteriyle kapışmak için çıkar. Kate’in mükemmeliyetçi mizacı, ekibine katılan neşeli yeni aşçı yardımcısı Nick Palmer tarafından sınanacaktır.


Yönetmen
Scott Hicks


Senaryo
Carol Fuchs
Sandra Nettelbeck


Oyuncular
Catherine Zeta-Jones
Aaron Eckhart
Abigail Breslin
Patricia Clarkson
Jenny Wade
Bob Balaban


Tür
Dram - Komedi - Romantik
Görüntü Yönetmeni
Stuart Dryburgh


Müzik
Philip Glass


Gösterim Tarihi
07 Eylül 2007 Cuma


Resmi Web Sitesi
http://www.noreservationsmovie.com/


Ülke
ABD
Avustralya


Yıl
2007

Yakında"Serbest Bölge"

Kaynak:Milliyet
Serbest Bölge

Free Zone

 

Birkaç aydır Kudüs’te yaşamakta olan Amerikalı Rebecca, nişanlısından henüz ayrılmıştır. İsrailli kadın şoför Hanna’nın kullandığı bir taksiye biner, oysa Hanna, Ürdün’deki “Serbest Bölge”ye gitmektedir ve kocasının ortağı olan “Amerikalı” ile buluşup ondan yüklü miktarda para alacaktır. Rebecca, kendisini de götürmesi için Hanna’yı ikna eder. “Serbest Bölge”ye ulaştıklarında, Filistinli Leyla onlara Amerikalının orada olmadığını ve paranın da ortadan kaybolduğunu söyler.

 

 


Yönetmen
Amos Gitai
Senaryo
Amos Gitai
Marie-Jose Sanselme
Oyuncular
Natalie Portman
Hana Laszlo
Hiam Abbass
Carmen Maura
Makram Khoury
Aki Avni
Uri Klauzner
Liron Levo


Tür
Dram - Komedi


Görüntü Yönetmeni
Laurent Brunet
Renato Berta


Müzik
Chava Alberstein
Jaroslav Jakubovic


Gösterim Tarihi
07 Eylül 2007 Cuma


Ülke
İngiltere


Yıl
2005

 

Yakında"Pinokyo: Yeni Macera"

Kaynak:Milliyet
Yönetmen
Orlando Corradi
Senaryo
Clelia Castaldo
Loris Peota
Tür
Animasyon - Macera
Müzik
Micalizzi
Gösterim Tarihi
14 Eylül 2007 Cuma

Pinokyo: Yeni Macera

Welcome Back Pinocchio

Geppetto Usta’nın ellerinde bir kukladan gerçek bir çocuğa dönüşen Pinokyo hayatının en mutlu günlerini geçirmektedir. Arkadaşlarıyla beraber okula giden ve oyunlar oynayan Pinokyo’ya Mavi Peri tarafından öğütler verilmiştir. Eğer herhangi bir kötülük yaparsa yeniden tahta bir kuklaya dönüşecektir. Perinin öğütlerinden dışarı çıkmamaya çalışan zavallı Pinokyo günün birinde Mutluluk Hırsızları tarafından kandırlır. Büyük bir iyilik yaptığını sanarak okulun paralarını çalan Pinokyo eskisi gibi bir tahta kuklaya dönüştürülmekle cezalandırılır. Yaptığı kötülüğü tamir etmek isteyen zavallı Pinokyo, yanında en iyi dostu Cırcır Böceği ile Mavi Peri’yi bulmak ve yeniden gerçek bir çocuğa dönüşebilmek için yola çıkar. İyilik yolundaki zorlu yolculuğunda Pinokyo ve arkadaşlarını çetim maceralar beklemektedir.



Cadı Dağı

Kaynak:Beyazperde
Dwayne (The Rock) Johnson, Walt Disney'in Witch Mountain projesine katıldı...

(29 Ağustos 2007) 1975 tarihli Escape to Witch Mountain isimli çocuk filmi klasiği yeni bir Walt Disney projesine ilham verdi.

Andy Fickman'ın çekeceği Witch Mountain adını taşıyacak yapımda Dwayne (The Rock) Johnson başrolü üstleniyor.

Escape to Witch Mountain, olağanüstü güçlere sahip iki yetimin serüvenlerini anlatıyordu. Aynı karakterler yeni projede de karşımıza çıkacak ve kaçak çocukların imdadına keyifli taksi şöförü Dwayne (The Rock) Johnson yetişecek.

Bon Jovi Öteki Evine Döndü!

Oyuncu/yazar Jessica Blank'in imzasını taşıyor...
Kaynak:Beyazperde 
Ünlü müzisyen evsiz gençleri anlatan sinema projesinin yapımcılığını üstleniyor.

Müzik adamı Jon Bon Jovi'nin beyazperdeye yakınlığı biliniyor. yunculuk konusunda deneyim kazanan müzisyen, Jessica Blank'in Almost Home adını taşıyan ilk romanından uyarlanacak sinema filminin yapımcılığını üstleniyor.yuncu ve yazar olan Jessica Blank, ilk kitabında genç yaşta sokaklarda yaşamaya başlayan bir grup gencin hikayesini anlatıyor. Ailevi problemler nedeniyle sokaklara düşen yedi genç yeni "evlerinde" alternatif bir aile ortamı yaratıyorlar.

Karşı Pencere

Kaynak:Beyazperde

Karşı Pencere'den Gelen Melodiler

Ferzan Özpetek'in ödül rekortmeni son filmi Karşı Pencere'nin soundtrack albümü de en az film kadar dikkat çekici. Özpetek'in daha önce Cahil Periler'de beraber çalışma fırsatı bulduğu besteci Andrea Guerra'nın imzasını taşıyan albüm, bolca özgün beste ve birkaç ünlü şarkıdan oluşuyor. İtalya'da Film Eleştirmenleri Birliği'nin en iyi film müziği dalında aday gösterdiği, ülkenin en büyük film ödülleri olan David di Donatello yarışmasında da en iyi müzik dalında ödül alan Karşı Pencere albümü, Guerra'nın besteleri kadar, Sezen Aksu'nun biri bu filme özel olmak üzere iki şarkısıyla da dikkat çekiyor.

Film ile aynı adı taşıyan La Finestra di Fronte adlı parçanın alt yapısındaki melodi, birkaç parçada daha arka planda farkediliyor. Bu melodi, Andrea Guerra'nın albümde de yer alan vokalli bestesi Gocce di Memoria'nın (Anılardan Damlalar) müziğinden alınarak bir klasik müzik olarak yorumlanmış.

Albümün öne çıkan özelliklerinden biri de, yine film için özel bestelenerek yorumlanmış opera parçalarına da yer vermesi. İtalya'da yaşayan bir yönetmen olarak Ferzan Özpetek, ülkenin güçlü olduğu müzik dallarından birine yer vermiş filminde. Albümde, 60'larda San Remo'da yarışmış Nada'dan Ma Che Freddo Fa, Mina'dan Chihuahua ve Sezen Aksu'dan Şarkı Söylemek Lazım nostaljik tadlar bırakıyor.

Albüm, bir sinema filminde müziklerin ne kadar önemli olduğunun ispatı olabilecek kadar başarılı. Bu konuda hem müzik kullanımından dolayı Ferzan Özpetek'i, hem de besteleri dolayısıyla Andrea Guerra'yı kutlamak lazım. Ülkemizde çalışan sinemacılar, "soundtrack" konusunda ya hiçbirşey yapmıyor, ya da hazıra konarak popüler parçalardan derleme yaparlarken, yurt dışında film yapan yönetmenlerimiz sanıyorum bu konuda daha hassaslar. Son iki filminde Guerra'yla çalışan ve başarılı soundtrack albümlerine imza atan Ferzan Özpetek'in sıradaki filminde de aynı ekiple çalışacağını umuyoruz.

Bulutların Ötesi'nden Aramıza İnen Bir Tanrı

Kaynak:Beyazperde

Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz büyük yönetmen Michelangelo Antonioni’nin son uzun metraj filmi diyebileceğimiz Bulutların Ötesinde hakkında bir yazı yazmak oldukça zor bir iş. Bu işi zor kılan, Antonioni’nin kaleminden çıkan bu şiirsel film için en az onun kadar şiirsel bir yazı yazma isteği. Bir cümle yazarken bir sonraki cümleyi tasarlamadan edemeyen zihnimde gizli o imkansız, ulaşılmaz, en mükemmel ve en açıklayıcı cümleye ulaşabilme hayali. Antonioni’nin Bulutların Ötesinde'nin sonunda anlattığı bitmeyen imge arayışı gibi bir arayış bu; Antonioni’nin filmini Antonioni’nin yöntemleriyle anlatabilmek için ne yapabilirim?

Herhalde öncelikle Antonioni’nin öğüdünü dinlerim ve anlatmak istediğim filmin mekanlarını incelemeye başlarım. Antonioni filmlerinin geçtiği, zaman zaman kalabalık, zaman zaman tenha şehir sokaklarının veya banliyö mekanlarının bana nasıl bir hikaye anlatacağına odaklanırım. Daha sonra o ince ince gözlemlediğim mekanların içinde gezinen karakterlerin o mekanlarla olan ilişkilerini sorgularım. Bilirim ki, karakterlerin mekanlarla olan ilişkilerini çözümlediğimde Antonioni’nin ne demek istediğini anlamaya bir adım daha yaklaşmış olacağım.



Düşüncelerim beni çok yorduğunda filmi analiz etmeyi bırakır, Antonioni’nin dediği gibi sadece hislerime güvenirim. Bulutların Ötesinde'nin bir sahnesinde John Malkovich’in canlandırdığı anlatıcı karakterin soğuk bir kış günü, plaja kurulmuş bomboş bir çocuk parkındaki salıncakta oturuşunu düşünürüm. Karakterin o an hapsolduğu görüntüyü tekrar tekrar gözlerimin önüne getirir, hiçbir şeyi sorgulamadan bu görüntünün içimde yarattığı acının tadını çıkarırım. Bir yandan da heyecan verici hiçbir olayın vuku bulmadığı bu sahnenin beni nasıl olup da bu kadar hüzünlendirebildiğine, kimi filmlerin iki saatte başaramadığını Antonioni’nin birkaç dakika içerisinde nasıl başardığına hayret edip dururum. Hayranlığım, bağlılığım katlanarak çoğalır.

Antonioni Bulutların Ötesinde'de, zaman zaman iç içe geçen altı farklı hikaye anlatır. Görünüşte kadın-erkek ilişkilerine odaklanan öykülerin birbirleriyle ortak temasından çıkardığımız anlam, bitmek bilmeyen tamamlanma, bütün olma ve hakikate ulaşma hayalimizi ciddi anlamda irdelememize neden olur. Film ilerledikçe Antonioni’nin görsel gücü bizlere dile getirilen bütün öykülerin, aslında ilk hikayenin farklı farklı suretleri olduğunu anlatır.

İlk hikayenin birbirlerine dokunmadan sevişen gizemli karakterleri ulaşılamayanın, imkansızın, arzunun o yüce nesnesinin peşindedir ve hissetmek istedikleri duygunun hiçbir zaman hissedilemeyeceğinin bilinciyle birbirlerine dokunamazlar. Diğer öykülere konu olan farklı farklı karakterler ise peşinde oldukları o yüce duygunun/aşkın asla ulaşılamayacağını bilmemenin avareliğiyle birbirlerine dokunup, birbirlerini tüketmektedirler. Şehir hayatının, modern yaşamın akıllarını karmakarışık ettiği bu karakterler, elde etmek isterken elde edilememenin çarelerini ararlar.

Anlatılan altı hikayeye de konu olan karakterlerin dünyanın farklı yerlerinde İngilizce, İtalyanca, Fransızca gibi farklı dilleri konuşmaları bize Babil Uygarlığı’nın başına gelenleri hatırlatır bir yandan. ‘Tanrı’, bir zamanlar aynı dili konuşan bu kurgu dünyanın insanlarını farklı dilleri konuşmaya ve anlaşamamaya zorlamıştır sanki. Birbirlerini anlasalar da hiçbir zaman gerçekte birbirlerinin ne demek istediklerini kavrayamazlar. Her zaman birbirlerini kayıtsız şartsız anladıkları, tamamen tatmin oldukları, iki kişilik bir bütün olup bahsi geçen yüce aşkı tattıkları o efsanevi ‘ilk ana’, ‘ilk heyecana’ dönmeye çalışırlar. Ama ilk hikayeye konu olan ikilinin tersine, çabalarının ne kadar yersiz olduğunu bilmeden yaşayıp giderler.



Bu yönleriyle klasikleşmiş Antonioni, karakterlerini gülmekten öldürür belki de. Bulutların Ötesinde'nin tam orta yerinde görünen La Notte'nin unutulmaz ikilisi Marcello Mastroianni ve Jeanne Moreau’nin bir tepeden yeryüzünü seyrederkenki tavırları bunun en güzel kanıtıdır. Jeanne Moreau baktıkları manzaranın bir kopyasını resmetmeye çalışan Marcello Mastroianni’nin resmine bakarken gülmeden edemez. Manzaranın gerçekte verdiği etkinin aynısını bir resimde vermeye, manzarayla ilk karşılaşmada yaşanan o ‘ilk anı,’ ‘ilk etkiyi’ taklit etmeye çalışmak gülünçtür. Jeanne Moreau’yu güldüren, Mastroianni’nin boş çabasıdır.

Antonioni, Bulutların Ötesinde'de anlattığı altı hikayede, zaman zaman kendisi de bu hikayelerin bir parçası haline gelerek arzulanan yüce aşkı bulmanın imkansızlığını dile getirmeye çabalar. Bir yandan da, bütün bir film boyunca sinema camiasının uzun yıllardır kafasını kurcalayan imge ve temsiliyet konularına değinerek elde edilmek istenen hiç çekilmemiş imgenin bulunmazlığını anlatmaya çalışır. Bütün hikayeleri öyle güzel bir ritimle anlatır, öyle güzel görsel ayrıntılarla süsler ki, en sonunda tamamladığı filmi kelimelerle anlatmak da imkansızlaşır. Sözlerin modası geçer. Böyle bir durumda ilk hikayenin karakteri Silvano’nun dediği gibi, gözler moda olur.

Bildiğiniz gibi Tokyo Ga'da Werner Herzog’la beraber imge arayışına çıkan Wim Wenders, bu kez de Bulutların Ötesinde'de Antonioni ile beraber benzer bir arayış içinde, hiç çekilmemiş, hiç yaşanmamış, anlatılamaz bir hikayeyi dile getirme peşindedir. Ancak Wim Wenders’in kendisinin de belirttiği gibi Wenders bu arayışta bir yardımcıdan çok bir öğrenci konumundadır. Filmin ilk sahnesinde de vurgulandığı gibi bu filmde Antonioni bulutların arasından aramıza inen bir yaratıcı, bir tanrıdır.