Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Sinema Sinema

Patlamış Mısır Tadında

6 tane "cannes" etiketli yazı bulundu "cannes" tagli diger ogeler resimler, videolar

Cannes’da En İyi Yönetmen ödülü Ceylan’ın

Nuri_Bilge_Ceylan 
61. Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, “Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum” dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes’da ödül alarak bir rekora da imza attı.

 
 
 Üç Maymun 
ÜÇ_MAYMUNYönetmen : Nuri Bilge Ceylan
Oyuncular : Yavuz Bingöl,Hatica Aslan,Ahmet Şungar,Ercan Kesal
Süre : 109'
Yapım Yılı : 2008
Dil : Türkçe
Türü : Dram 
 
Küçük zaafların büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin gerçeği örtbas ederek herşeye rağmen birarada kalma çabası. Altından kalkamayacağı acılara ya da sorumluluklara maruz kalmamak adına gerçeği bilmek istememek, onu görmemek, duymamak, hakkında konuşmamak ya da günümüz tabiriyle “Üç Maymun”u oynamak, onun varolduğu gerçeğini ortadan kaldırır mı?
Kaynak:Cinefan.net 
 
Dünyanın en önemli film festivallerinden biri olarak sinema sektörünün kalbinin attığı Cannes, Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi ‘Üç Maymun’a ‘En İyi Yönetmen’ dalında Altın Palmiye ödülünü verdi.Ceylan ödülünü Faye Dunaway’in elinden aldı. 

‘Üç Maymun’, Sean Penn’in başkanlığını yaptığı ve Sergio Castellitto, Natalie Portman, Alfonso Cuaron, Apichatpong Weerasethakul, Alexandra Maria Lara, Marjane Satrapi, Rachid Bouchareb’den oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Ceylan’ın rakipleri arasında Changeling (Clint Eastwood), The Palermo Shooting (Wim Wenders), Adoration (Atom Egoyan), Che (Steven Steven Soderbergh) gibi güçlü isimler vardı. 

Jüri başkanı Sean Penn’in anonsundan sonra kürsüye gelen Ceylan, “Bu ödülü birisine ithaf etmek istiyorum... Yalnız ve güzel ülkem Türkiye’ye...” dedi.

Sonucun kendisini şaşırttığını belirten Ceylan, “Büyük onur duydum” diye konuştu ve “Üç Maymun”u festivalin yarışma bölümüne alan ve kendisini En İyi Yönetmen seçen jüriye teşekkür etti. 

Nuri Bilge Ceylan, 1995 yapımı ‘Koza’ adlı ilk kısa filmiyle Cannes’da yarışmaya seçilmişti. 2003 yılında ‘Uzak’ Jüri Büyük Ödülü ile erkek oyuncu ve 2006’da ise ‘İklimler’ ile Cannes Film Festivali Büyük Yarışma bölümüne katılıp Fipresci Ödülü’nü kazandı. 

Ceylan, ‘Üç Maymun’la üçüncü kez Altın Palmiye adayı olarak ve üçüncü kez ödül alarak bir rekora imza attı.

ÜÇ MAYMUN 
Türkiye’den ana yapımcılığı Zeyno Film-Zeynep Özbatur tarafından gerçekleştirilen film, Türkiye-Fransa-İtalya ortak yapımı olarak gerçekleşti.

Başrollerinde Yavuz Bingöl, Hatice Aslan, Ahmet Rıfat Sungar ve Ercan Kesal’ın yer aldığı filmin senaryosu Ebru Ceylan, Ercan Kesal ve Nuri Bilge Ceylan tarafından yazıldı. Çekimleri ise üç ay sürdü.Habein devamı...
Kaynak:Ntvmsnbc 

4. Güz Film Festivali

Kaynak:Beyazperde
Film+ Ankara Güz Film Festivali’nin dördüncüsü bu yıl 25 Ekim-8 Kasım tarihleri arasında...
Ankara Sinema Kültürü Derneği (ASKD) tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Radyo ODTÜ’nün desteğiyle gerçekleştirilen film+/Ankara Güz Film Festivali’nin dördüncüsü bu yıl 25 Ekim -08 Kasım tarihleri arasında seyirciyle buluşuyor.

Otuzun üzerinde filmin yer aldığı festivalde, Ankaralı sinemaseverler, Cannes, Berlin, Venedik gibi uluslararası festivallerde büyük ödüller almış ve ses getirmiş yepyeni filmler ile Avrupa ve Dünya sinemasının başyapıt niteliğindeki klasik filmleri, 15 gün boyunca Ankara’nın tek salonlu tek sineması olan Ankapol Sineması’nda izleme fırsatı bulacaklar.

Bu yıl, “En Güzel filmler, daha büyük perdede, daha çok seyirciyle ve daha ucuza izlenir! ” parolasıyla yola çıkan festival, Amerika’dan Uzakdoğu’ya, Avrupa ve Balkanlardan Ortadoğu’ya, Latin Amerika’dan Afrika’ya, dünyanın hemen hemen her köşesinden birbirinden iddialı filmleri seyirci karşısına çıkarıyor.

Program hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın!

6.Filmekimi'nde Sizi Bekleyenler...

Kaynak:Beyazperde 

Filmekimi yaklaştı, biletleri satışa çıktı... Geçtiğimiz yıl programında yer alan politik filmlerin çoğunluğuyla dikkat çeken Filmekimi’nde bu yıl Cannes Film Festivali’nin ödüllü filmleri çok konuşulacak. 6.yılını kutlayan bu mini festivali, beyazperde pusulası ile keşfedin...

 
Yine Yıldız Yönetmenler...

Bu yılki Filmekimi’nde, özellikle Gala filmleri ünlü yönetmenlerin ve oyuncuların en son çalışmalarını önceden izleme imkanı sunuyor. Bu kategorinin en gözde filmi sizin de tahmin edebileceğiniz gibi Paranoid Park. Gus Van Sant’a Cannes Film Festivali’nde 60.Yıl Özel Ödülü’nü kazandıran film, bizleri Portlandlı kay kaycıların hit mekanlarından birisi olan Paranoid Park’a götürüyor.

Gus Van Sant’ın çoğu filminde olduğu gibi gençlik problemlerine keskin bir bakış fırlatacağı Paranoid Park, Filmekimi’nde biletleri birkaç saat içinde tükenmesi beklenen yapımların başında geliyor diyebiliriz. Filmin görüntü yönetmeninin Christopher Doyle olması da Paranoid Park’ı sinemaseverler için iyice cazip kılıyor.

Öte yandan programın bir diğer dev ismi de David Cronenberg. Ünlü yönetmenin ahlak kavramını irdelediği son filmi Sessiz Tanık ile Filmekimi’nde belirgin bir izleyici kitlesini peşinden sürükleyeceğine kesin gözüyle bakabiliriz.

John Travolta, Michelle Pfeiffer ve Christopher Walken gibi ünlü isimleri bir araya getiren Adam Shankman’ın merakla beklenen müzikali Hairspray de Filmekimi’nin gözdelerinden. John Waters’ın 1988 tarihli filminden uyarlanan Hairspray’in John Waters hayranlarını memnun edip, edemeyeceği meçhul. Ancak birçok sinemaseverin sadece John Travolta’nın performansını izlemek için bu filmi merakla beklediklerini söyleyebiliriz.

Emir Kusturica’yı Cannes Film Festivali’nden eli boş döndüren son filmi Bana Söz Ver de Filmekimi’nde ilgi toplayacak gibi görünüyor. Kusturica, son birkaç yıldır sürekli eski çalışmalarını tekrar eden filmlere imza atsa da, Bana Söz Ver’in yönetmenin sadık hayran kitlesini Filmekimi’ne çekeceğine kesin gözüyle bakabiliriz. Programda yer alan bir diğer merak uyandıran yapım da Filmekimi müdavimi Kim Ki-duk’tan geliyor. Güney Koreli yönetmenin bu yıl Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan filmi Nefes’te Kim Ki-duk’un tarzına yakışır bir aşk hikayesi anlatılmakta.

Ünlü oyuncu Julie Delpy’nin yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği Paris’te 2 Gün de programda boy gösteren ilgi çekici filmlerden biri. Before Sunset ve Başka Hatunlarla Muhabbet karışımı bir film olacağa benzeyen Paris’te 2 Gün’de Julie Delpy yönetmenlik sınavı verecek. Delpy ile başrolleri paylaşan Adam Goldberg’ün varlığı ise filmi daha da izlenemeye değer yapıyor.

Cannes Film Festivali’nden Alıntılar

Daha önce belirttiğimiz gibi bu yıl Cannes Film Festivali, Filmekimi’ne damgasını vuruyor. Paranoid Park, Bana Söz Ver ve Nefes gibi Cannes’da büyük ödül için yarışan daha birçok film Filmekimi’nde görücüye çıkıyor. Bu kategorinin en çarpıcı filmi tahmin edersiniz ki 4 Ay 3 Hafta ve 2 Gün. Bu yılki Altın Palmiye’nin sahibi olan Romanyalı yönetmen Cristian Mungui, kendisine ödül getiren bu filmde yasadışı bir hamilelik geçirmesi gereken genç bir kızın kaygı dolu günlerini anlatıyor.

Cannes’da Jüri Özel Ödülü’nin sahibi olan Persepolis de Cannes Film Festivali’nden Filmekimi’ne sıçrayan filmlerin en merak edilenlerinden birisi. İran Devrimi sırasında yaşanan toplumsal değişimleri küçük bir kız çocuğunun gözünden anlatan film, Marjane Satrapi’nin çizgi romanından beyazperdeye uyarlanmış ve özellikle İran’da ciddi tartışmalara neden olmuştu.

Julian Schnabel’in Elle dergisi editörü Jean-Dominique Bauby’nin felç geçirdikten sonraki yaşam öyküsünü anlattığı şiirsel filmi Kelebek ve Dalgıç Giysisi’nin heyecan yaratmaması ise imkansız. Cannes Film Festivali’nde Schnabel’e En İyi Yönetmen ödülünü kazandıran filmde, Mathieu Amalric ve Emmanuelle Seigner’in oyunculuk performansları da merak ediliyor.

Oyunculuktan bahsetmişken, Konstantin Lavronenko’ya Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandıran Sürgün de Filmekimi’nin gizli cevherlerinden biri. Dönüş ile büyük beğeni kazanan yönetmen Andrei Zvyagintsev’in yeni filmi Sürgün, kaçırılmaması gereken yapımlardan.

Gizli Cevherler

 
Filmekimi programında her yıl bir takım gizli cevherler barındıran bir organizasyon. Programında yer alan bazı popüler filmler sinemaseverleri hayal kırıklığına uğratırken, fazla göze batmayan en sessiz sakin filmler gizli birer hazine niteliği taşıyorlar.

Filmekimi’nin bu seneki gizli cevherlerinin başında Irina Palm geliyor. Gala filmleri arasında yer alan Marianne Faithfull'lu Irina Palm’ın aslında pek de saklı durduğu söylenemez. Ancak birçok şaşalı film ile dolup taşan Filmekimi programındaki sessiz sakin duruşu onu da gizli cevherlerden biri olarak saymamıza sebep oluyor.

Mini festivalin gizli cevherlerinden bir diğeri de Tayvanlı yönetmen Hou Hsiao-hsien’in son çalışması Kırmızı Balonun Yolculuğu. Juliette Binoche’un başrolde yer aldığı film, problemli bir anne oğul ilişkisine dahil olan Çinli bir sinema öğrencisinin anne Suzanne ve oğul Simon ile çıktığı düşsel yolculuğa değiniyor.

 
Cannes Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü’nün sahibi olan Bando da bu yılki Filmekimi’nin saklı hazinelerinden. Mizahi duruşu ve masalımsı temasıyla ilk bakışta geçtiğimiz yıl programda yer alan Bükreş’in Doğusu filmini hatırlatan Bando kaçırılmaması gereken yapımlardan biri. 2007 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’nın sahibi olan Tuya’nın Evliliği de Filmekimi’nin fazla göze batmayan hazinelerinden. Moğolistan’ın iç bölgelerinde yaşanan trajik ve karmaşık bir aile yaşantısını dile getiren film izlenmeye değer.

Fon Müziği

Geçtiğimiz yıl Leonard Cohen ve Habana Blues filmleri ile müzikseverlerin ilgisini üzerine toplayan Filmekimi’nde bu yıl müzik içerikli yapımların çokluğu dikkat çekmekte. Bu kategoride yer alan yapımların en çekicisi Cannes Film Festivali’nde Altın Kamera Ödülü’nün sahibi olan Kontrol... Joy Division grubunun efsanevi vokalisti Ian Curtis’in hayat hikayesini anlatan filmde, başrolde yer alan Sam Riley’in oyunculuk performansı da merak konusu.

Filmekimi’nin müzik temalı filmlerinden bir diğeri de The Clash grubunun solisti Joe Strummer’ın hayat hikayesine değinen Gelecek Daha Yazılmadı isimli belgesel film. Steve Buscemi, John Cusack, Johnny Depp, Matt Dillon ve Jim Jarmusch gibi ünlü isimlerin yorumları ile destek vereceği filmin en can sıkıcı yanı bu tür ortaklıklarda adını görmekten usandığımız Bono’nun filmde boy göstermesi.

Diğer yandan Filmekimi’nde ana teması müzik olmasa da müzikle iç içe bir filme daha rastlamak mümkün. Gala filmlerinden Across the Universe, Beatles’ın 33 şarkısını arka planına alarak Jude ve Lucy isimli iki karakterin aşk hikayesini anlatıyor. Beatles’ın adını bir pazarlama aracı gibi arkasına alan filmin, hayal kırıklığı yaratacağını fısıldayan bir havası var.
 
Ayşegül Kesirli

Bilinmeyen Yol Görüntüleri

Kaynak:Beyazperde

Yol filminin şimdiye kadar ortaya çıkmamış görüntüleri 13. Avrupa Filmleri Festivali’nde!

Cannes’da "Altın Palmiye" kazanan Yol'un bugüne kadar bilinmeyen görüntüleri 2-25 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 13. Avrupa Filmleri Festivali’nde ilk defa izleyici ile buluşacak.

Bilinmeyen görüntülerin ortaya çıkmasına yapımcı Donat Keusch vesile oldu. Kurgusu kısa sürede tamamlanan ve festivale yetişen Yol'a ait pek çok görüntü dışarıda bırakılmıştı. Şimdi bu görüntüler ilk defa bir festivalde gösterilecek.

Yapımından 25 yıl sonra Yol'un hem bilinen haliyle hem de bilinmeyen görüntülerinin gösterimine yapımcısı ile kurgucusunun yanı sıra, yönetmeni Şerif Gören ile oyuncuları ve teknik ekibi de katılacak.

Bu sene Avrupa Filmleri Festivali’nde sinemamız açısından çok önemli bir gösterim ve buluşma gerçekleştirilecek.

Fatih Akın'dan ''Yaşamın Kıyısında''

Kaynak:Milliyet

Senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Akın'ın üstlendiği, 2007 Cannes Film Festivali'nde en iyi senaryo ödülünü kazanan Yaşamın Kıyısında filmi 26 Ekim 2007 tarihinde ülkemizde gösterime giriyor.

Başrollerini Nurgül Yeşilçay, Baki Davrak, Tuncel Kurtiz, Patrycia Ziolkowska, Nursel Köse ve Hanna Schygulla'nın paylaştığı filmde; Nejat İşler, Güven Kıraç ve Erkan Can konuk oyuncu olarak rol alıyor. Yaşamın Kıyısında Temmuz - Ekim 2006 arasında, Hamburg, Bremen, İstanbul, Karadeniz Kıyıları ve Trabzon'da olmak üzere 9 haftada çekildi. Altı insan, altı biyografi, altı hayatın yazgısal bir şekilde iç içe geçtiği bu öyküde, karakterlerin her biri bir yolculuğa çıkıyor. Bir ucu Almanya Bremen'den başlayıp Karadeniz kıyılarına ulaşırken, başka bir uç İstanbul'dan başlayıp Bremen'e ulaşmaktadır. Öykünün iki farklı örgüsü zaman açısından paralel gelişirken; her öyküdeki üç kahramanın yolları, onlar farkında olmadan ara sıra kesişse de, iki ayrı öyküdeki karakterler birbirleriyle çakışmaz. Ancak her bir örgüdeki bir kişinin ölümü, aslında baştan beri kaçınılmaz bir şekilde birbirine bağlanmış kaderleri bir araya getirir. Filmin müziklerini hazırlayan Shantel, Karadeniz ezgilerini kendi yorumuyla birleştirdi. Film için aynı zamanda Kazım Koyuncu'ya ait .Ben Seni Sevdiğimi  adlı şarkının düzenlemesini yaptı. Yapımcılığını Corazon International(Almanya) ve Anka Film(Türkiye)'in üstlendiği Yaşamın Kıyısında, 2007 Cannes Film Festivali'nde en iyi senaryo ödülünü kazanarak, Avrupa'da tüm dikkatleri üzerine çekti. Dağıtımcılığını Medyavizyon'un üstlendiği Yaşamın Kıyısında filmi 78 kopya ile 26 Ekim 2007 tarihinde tüm Türkiye'de vizyona giriyor.

Gucci Ödülü

 Kaynak:Beyazperde

 

 

Sanatçı Julian Schnabel, Venedik Film Festivali'nde özel bir ödülün sahibi oldu...

Çağdaş sanatçı Julian Schnabel bugüne kadar sadece üç sinema filmine imza atmış olmasına rağmen sayısız ödülün sahibi oldu.

En son The Diving Bell and the Butterfly ile Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülü kazandı.

Sinema sanatına başka disiplinden gelen ve önemli katkılarda bulunan sanatçılara verilen "Gucci Grubu Ödülü" bu sene Julian Schnabel'e verildi.

Yönetmene ödül kazandıran The Diving Bell and the Butterfly, felç olduktan sonra dünya ile sadece sol gözünü kırparak iletişim kurabilen Jean-Dominique Bauby'nin çarpıcı yaşamını ortaya koyuyor.