İçindeki Yabancı "The Brave One"
Kaynak:Milliyet
İçindeki Yabancı
The Brave One
Gösterim tarihi: 05.10.2007
Yönetmen : Neil Jordan
Oyuncular : Jodie Foster, Terrence Howard, Nicky Katt, Naveen Andrews, Mary Steenburgen, Ene Oloja
New
York sokakları Erica Bain için hem evi hem de geçim kaynağıdır. Sevgili
şehrinin seslerini ve hikayelerini sunucusu olduğu “Street Walk”
(Sokakta Yürümek) adlı programı aracılığıyla radyo dinleyicileriyle
paylaşmaktadır. Akşamlarını, hayatının aşkı olan nişanlısı David
Kirmani’nla geçirmektedir..
David’le birlikte uğradıkları apansız ve hunharca saldırı David’in ölümüne, Erica’nın da ölümün eşiğine gelmesine neden olur.
Erica’nın vücudundaki yaralar iyileşse de, daha derindeki yaralar kapanmaz. David’i kaybetmenin yarattığı hüsrandan daha büyük olan tek şey, peşini asla bırakmayan dehşet verici korku hissidir. Bir zamanlar gezmeyi çok sevdiği şehir sokakları, hatta bunların en sıcak ve aşina olanları bile, artık yabancı ve tehditkar görünmektedir.
Sonunda bu korku dayanılmaz bir hâl alınca, Erica kendini ona karşı donanımlı kılacak bir şeyler yapmaya karar verir. Elindeki silah kendini soyut bir düşmana karşı korumanın somut bir yolu olur…ya da o böyle düşünür.
İlk kez birini vurduğunda, öl ya da öldür durumu söz konusudur. İkinci kere de bir nefsi müdafaadır…yoksa acaba kendini tehlikeden uzak tutmamayı mı seçmiştir? Bir zamanlar Erica’nın kanını donduran korku yerini başka bir şeye bırakır; bir gece kendinden çalınan hayatı tekrar geri alma dürtüsüne, içinde olduğunu fark etmediği bir şeye dönüşür.
Kanunu kendi eline almış, kimliği bilinmeyen birine ilişkin hikayeler şehirde hızla yayılmaya başlayınca, New York Polis Teşkilatı detektifi Sean Mercer katili yakalama konusunda gitgide daha kararlı olur. İpuçlarını birleştirmeye başlayınca, kanıtlar eli silahlı bir adama değil kin dolu bir kadına işaret eder.
Bir yandan kendisine her gün biraz daha yaklaşan Mercer, bir yandan da kendisini yargılayan vicdanı yüzünden, Erica’nın bir tür adalet, hatta belki intikam arayışının doğru seçim olup olmadığına, kendisinin aslında peşine düştüğü şeye dönüşüp dönüşmediğine karar vermesi gerekir.
David’le birlikte uğradıkları apansız ve hunharca saldırı David’in ölümüne, Erica’nın da ölümün eşiğine gelmesine neden olur.
Erica’nın vücudundaki yaralar iyileşse de, daha derindeki yaralar kapanmaz. David’i kaybetmenin yarattığı hüsrandan daha büyük olan tek şey, peşini asla bırakmayan dehşet verici korku hissidir. Bir zamanlar gezmeyi çok sevdiği şehir sokakları, hatta bunların en sıcak ve aşina olanları bile, artık yabancı ve tehditkar görünmektedir.
Sonunda bu korku dayanılmaz bir hâl alınca, Erica kendini ona karşı donanımlı kılacak bir şeyler yapmaya karar verir. Elindeki silah kendini soyut bir düşmana karşı korumanın somut bir yolu olur…ya da o böyle düşünür.
İlk kez birini vurduğunda, öl ya da öldür durumu söz konusudur. İkinci kere de bir nefsi müdafaadır…yoksa acaba kendini tehlikeden uzak tutmamayı mı seçmiştir? Bir zamanlar Erica’nın kanını donduran korku yerini başka bir şeye bırakır; bir gece kendinden çalınan hayatı tekrar geri alma dürtüsüne, içinde olduğunu fark etmediği bir şeye dönüşür.
Kanunu kendi eline almış, kimliği bilinmeyen birine ilişkin hikayeler şehirde hızla yayılmaya başlayınca, New York Polis Teşkilatı detektifi Sean Mercer katili yakalama konusunda gitgide daha kararlı olur. İpuçlarını birleştirmeye başlayınca, kanıtlar eli silahlı bir adama değil kin dolu bir kadına işaret eder.
Bir yandan kendisine her gün biraz daha yaklaşan Mercer, bir yandan da kendisini yargılayan vicdanı yüzünden, Erica’nın bir tür adalet, hatta belki intikam arayışının doğru seçim olup olmadığına, kendisinin aslında peşine düştüğü şeye dönüşüp dönüşmediğine karar vermesi gerekir.
etiketler:
ene oloja, içindeki yabancı, içindeki yabancı the brave one, jodie foster, jodie foster the brave one, mary steenburgen, naveen andrews, neil jordan, new york, nicky katt, terrence howard, the brave one

























